Sıhhiye'den Dilan:
Kadınların bu kadar bastırılmaya, sindirilmeye çalışıldığı zamanda hala birlik olabilmek, korkusuzca isyanımızı haykırabilmek bir yerlerde umudun hala var olduğunu gösterdi bana. Bir kadın olarak orada olmam ve bir kişi daha eksilmemek için haykırmak benim için çok değerliydi. "Kadın kadının yurdudur." anlayışını iliklerime kadar hissettiğim çok tatlı ve özgürlükçü bir andı benim için.
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden Zeynep:
Merhaba ben Zeynep bu blog yazımızda size HÜKÇAT'la geçirdiğim 25 Kasım gününden bahsedeceğim.
İçeri ilk girdiğimde herkesten çok sıcak bir hoş geldinle karşılandım isimlerimizi sorduk tanıştık sonra kalınan yerden birlikte devam ettik (dövizler için slogan oluşturma/seçme) sanki herkes birbiriyle çocukluk arkadaşıymış gibi bir içtenlik hakimdi ortama ilk kez döviz hazırlayacaktım çok mutluydum.
Tahtamıza birbirinden güzel anlamlı sloganlar yazdık ve sonra paylaştık. Ben "anneden kıza kader değil direniş kalacak " yazısını aldım sonra yoksa direniş bizim kaderimiz mi diye de sorgulamadım değil aslında başladım ilk dövizimi hazırlamaya bu sırada boyalar kartonlar kalemler ortalıkta herkes birbirine fikir danışıyor sonra günün anlam ve önemi üzerinden ataerkil siteme göndermeler espriler çok keyifliydi.
Dövizlerimizi hazırladıktan sonra yürüyüş alanına doğru yola çıktık ama biraz kalabalık olunca ve gelen diğer katılımcılar da oraya doğru gidince yola çıkar çıkmaz yürüyüş başlamış oldu bir nevi. Hava yağmurluydu ve soğuktu ama bizi geri tutmak şöyle dursun aksine hoşumuza gitti, yağmurlu havada hep birlikte yan yana yürüyüp slogan atmak o dayanışmayı hissetmek insana umut vadediyor.
Sıhhiye'den Samet:
25 Kasım için katıldığım ilk yürüyüştü. Sohbetler ve gullümler eşliğinde dövizlerimizi hazırladık ve yağmurlu havaya aldırış etmeden yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Oradaki kalabalık içinde: benim gibi düşünen, savaşan ve susmayan insanları görünce kendimi hem daha güvende, hem de daha umutlu hissettim. Bir erkek olarak böyle günlerde daha çok aktif olmamız gerektiğini ve kadınlara onların yanında olduğumuzu hissettirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü devrimler biz birlik olduğumuzda gerçekleşir.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Öğrencisi:
25 Kasım’da alanda diğer kadınlar ve lubunyalarla yürümenin en önemli noktalarından biri, ne kadar kalabalık olduğumuzu göstermekti. Farklı zincirlerle boğulmuş bizler; bizim olan sokaklarda yürüdük ve bir kez daha vazgeçmeyeceğimizi, hiçbir kadın ve lubunyanın yalnız kalmayacağını gösterdik. Sesi olmayan kız kardeşlerimizin sesi olacağız, hikayesi yarım kalan kız kardeşlerimiz için adaleti arayacağız.
Bunu HÜKÇAT ile yapmak ise kampüsümüzdeki birliğimizin çok güzel bir hatırlatıcısı oldu. Güvenli olduğu iddia edilen kampüsümüzde yalnız değiliz; her zaman birlikte yürüyebileceğimiz kız kardeşlerimiz var.
Kampüsler de bizim, sokaklar da.


